Neden Japonya Güney Kore gibi olamaz?

Japonya’da ve yurtdışında sayısız yorumcular Japon toplumunun içine kapanıklığına acımaktalar.Japonya dışına eğitim amaçlı,öğretmen olarak yada çalışmak için gitmeyi göze alan Japonların azlığından şikayet etmekteler.Japonya’nın küresel şirketleri sürekli şirket yönetimlerini çok uluslu hale getirememelerinden dolayı eleştirilmekte.

Genelde ortada ima yüklü ‘’Neden Japonya daha çok Amerika gibi olamıyor?’’sorusu dolaşıyor.Cevap çok basit.Japonya Konfüçyuscu,Budist ve Şintoist kökleri olan Uzakdoğulu bir eski dünya ülkesi. Avrupa’nın muhalif Kalvinistleri tarafından kurulmuş yeni dünya ülkesi Amerika’dan farklı olması hiç de şaşırtıcı değil.

Güney Kore’yle Japonya’yı karşılaştırmak çok daha mantıklı ve yararlı.Kore ve Japonya aynı kültürel geçmişi paylaşıyor.Kore medeniyetinin ve Çin kültürünün Kore üzerinden Japonya’ya naklinin,Japonya üzerinde çok etkisi var.

İmparator bile Kore’yle olan bu akrabalığı kabul etti.Öte yandan Japon sömürgeciliğinin etkileri Kore’de hala hissedilmeye devam ediyor.Her iki ülke de dünyanın hem etnik hem dilsel anlamda en homojen ulusları arasında.

Kore’de bundan kırk elli yıl önce batılıların münzevi krallık dediği Japonya’dan daha da içine kapanık,daha az kozmopolit bir ülkeydi.Ama son elli yılda radikal değişimler geçirdi.Günümüzde ilkokuldan doktora aşamasına kadar pek çok Koreli yurtdışında öğrenim görüyor.Kore elitinde pek çok kimse dünya vatandaşı olmuş durumdalar,birden fazla toplumda adeta evlerinde yaşıyormuş gibi yaşayabilme kabiliyetine sahipler.Sadece İngilizce değil Çince ve Japonca dil kabiliyetleri de etkileyici seviyede.Meclisteki milletvekilerinin yüzde 10’undan fazlasının yurtdışında mastır dereceleri var.Seul’de her beş kişiden biri Amerika’da eğitim görmüş durumda.

Kore iş dünyası küresel şirketler olmaktan çok daha fazlasını yaptı.Çalışanlarını uluslararası hale getirmek için büyük yatırımlar yaptılar,sadece dil öğrenmelerini özendirme değil ayrıca mahalli kültürleri anlamalarını da sağlamak amaçlı yatırımlar bunlar. Ayrıca önemli yönetici takımlarına yabancı yetenekler çekmek için de ellerinden geleni yapıyorlar.

Kore’nin başarılı uluslararasılaşmasında çeşitli nedenler var tabi.Kore’nin nüfusu Japonya’nınkinin yarısından da az olduğuna göre,iş çevreleri ve Kore halkı dış dünya hakkında bilgi edinmeye daha meraklı.20. yüzyılda önce Japon sömürgeciliği ve 1945’ten sonra gelen güçlü Amerikan etkisi zorla da olsa Korelileri yabancı kültürlerle iletişim haline soktu.

Gene de Kore’nin gelişen uluslararasılaşmasında hükümetin,üniversitelerin ve iş çevrelerinin kararlarının etkisi büyük.Japonya bundan çok şey öğrenebilir.

Akademik alanlarda üniversiteler İngilizce yayın yapabilen ve ders verebilen profesörleri ödüllendiriyor.Böylece öğretim üyelerinin uluslararası alanda rekabetçi olmaları gerektiği mesajını ortaya koyuyorlar.Tam tersine Japonya’da sadece ülke içinde ünlü olmak yeterli bir akademisyen için.Prestijli yabancı üniversitelerden derecelerle dönen Koreliler üniversitelerde çok daha iyi pozisyonlarda iş bulabiliyor,Japonya’da aynı durumda bir insan ise maalesef Japonya dışına hiç çıkmamış öğretim üyeleri karşısında dezavantajlı bir konuma düşüyor.

İş dünyasında da Koreli şirketler bilinçli bir şekilde şirket yönetimlerine daha çok yabancı atamak için çabalamaktalar.Kore’nin bir numaralı çelik şirketi POSCO yönetim kurulunda iki Amerikalı’ya sahip.Kore sanayisi Sovyetler Birliği’nin yıkılmasını bir avantaj olarak gördü ve Rus mühendisleri ülkeye çekti.

Kore dışında doğmuş Koreliler ve yabancılar hükümette ve akademik alanlarda önemli roller oynamaya başladılar.Kore Turizm Organizasyonu Kore vatandaşı olmuş uzun boylu bir Alman tarafından yönetiliyor.Kore’nin önde gelen bilim ve mühendislik üniversitesi’nin bir önceki başkanı Korelilikle alakası olmayan Nobel ödüllü Amerikalı bir fizikçiydi.Şu anda üniversitede bütün dersler İngilizce yapılıyor.

Anlaşılabilir nedenlerden dolayı Japonlar çoğunlukla ülkelerini Amerika’yla karşılaştırmakta.Fakat pek çok durumda iki toplum arasındaki farklar o kadar fazla ki,Amerikan modelini Japonya’da uygulamak adeta bir bahçıvanın Alaska bitki yapısını tropik Okinawa adasında aramasına benziyor.Japon karar vericiler ‘’Geç Kalmış Japonya’’hadisesinden endişeliler ve dünyaya daha iyi entegre olmanın yollarını arıyorlar.İlham almak için komşuları Kore’ye bakmaları yeterli olacaktır.

About pisisultan